Biçem ve Üslup Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Merceğinden Bir Bakış Kelimelerin sadece anlamı değil, onları nasıl kullandığımız da dünyaya bakışımızı yansıtır. Bu yüzden “biçem” ve “üslup” gibi kavramlar yalnızca dilbilgisel terimler değil; kim olduğumuzu, dünyayı nasıl algıladığımızı ve toplumsal ilişkilerimizi nasıl kurduğumuzu gösteren aynalardır. Bu yazıda, biçem ve üslubun ne anlama geldiğini toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektiflerinden inceleyerek, kelimelerin gücünü birlikte keşfetmeye davet ediyorum. Biçem ve Üslup: Kelimelerin Ruhunu Yansıtan Kavramlar Dilbilimde “biçem” ve “üslup” genellikle birbirine yakın anlamlarda kullanılır. Biçem, bir kişinin kendini ifade ederken tercih ettiği dilsel ve anlatımsal yolları kapsar. Üslup…
10 YorumKategori: Makaleler
Gençliğe Hitabe Neden Önemli? Cumhuriyetin temellerinin atıldığı yıllarda, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ve yeni bir devlet kurma süreci, yalnızca askeri zaferlerle değil, aynı zamanda ideolojik bir dönüşümle de şekillendi. Bu dönüşümün en önemli belgelerinden biri, Mustafa Kemal Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası’nın İkinci Büyük Kurultayı’nda okuduğu Gençliğe Hitabe’dir. [1] Bu metin, sadece bir siyasi konuşma değil, aynı zamanda bir milletin geleceğine dair bir vasiyet, bir ideolojik manifestodur. Peki, Gençliğe Hitabe neden bu kadar önemlidir? Tarihsel Arka Plan Gençliğe Hitabe, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından, Cumhuriyet’in ilanından sonra, milletin bağımsızlık mücadelesinin başarıyla sonuçlandığı ve yeni bir…
12 Yorum3 Aylık Bebek Gece Saat Kaçta Uymalı? Bir Tarihsel Perspektif Bir Tarihçinin Bakış Açısıyla: Gece Uyuma Düzeninin Evrimi Gece uyumak, sadece biyolojik bir gereksinim değil, aynı zamanda tarih boyunca toplumsal ve kültürel anlamlar kazanmış bir eylemdir. Geçmişten günümüze uyku düzeninin nasıl şekillendiğine baktığımızda, insanlık tarihindeki kırılma noktalarına ve toplumsal dönüşümlere dair derin izler bulmamız mümkündür. Örneğin, bir zamanlar gece uyumak, çoğu toplumda günün doğal bir devamıydı; elektrikli aydınlatmaların icadı ve sanayi devrimi, insanların geceyi daha aktif bir zaman dilimi olarak kullanmalarına neden oldu. Ancak, bebeklerin uyku düzeni her zaman bir çocuğun sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğu için, zaman içinde ebeveynler için…
10 YorumToplumsal Kodların Aynasında: İngilizcede “TC” Kısaltması Ne Anlama Geliyor? Bir araştırmacı olarak insan davranışlarını gözlemlemek, gündelik dilin nasıl toplumsal anlamlar taşıdığını görmek beni her zaman büyülemiştir. Dil, yalnızca iletişim aracı değildir; toplumun aynasıdır. İngilizcede sıkça karşılaşılan “TC” kısaltması da bu aynanın yansıttığı sembollerden biridir. Fakat bu iki harf, yalnızca bir ifadenin kısaltması değil, aynı zamanda modern toplumların ilişki biçimlerini, cinsiyet rollerini ve kültürel normlarını anlamamıza yardım eden bir göstergedir. “TC” Ne Demek? Modern İletişimde Kısaltmaların Sosyolojik Dili İngilizcede “TC” genellikle “Take Care” (Kendine iyi bak) ifadesinin kısaltması olarak kullanılır. Bu ifade, günlük dijital yazışmalarda veda etmenin samimi ve kısa bir…
14 YorumHiç düşündünüz mü, insanlık öfkeyle nasıl bir geleceğe yelken açacak? Belki de bir gün öfke, sadece bireysel bir duygu olmaktan çıkıp toplumsal değişimin motor gücü olacak. Ya da tam tersi, bizi birbirimizden uzaklaştıran bir duvar… Bugün birlikte hem dilimizin inceliklerine hem de geleceğin olası duygusal haritalarına bir yolculuk yapalım. Çünkü “çok öfkelenmek” deyince aklımıza gelen şey sadece bir anlık sinir değil, geleceğin insan ilişkilerini şekillendirecek büyük bir enerji de olabilir. “Küpüne Sığmamak”: Öfkenin Deyimleşmiş Hali Dilimizin en güçlü yanlarından biri, duyguları kelimelere değil, deyimlere sığdırmasıdır. “Çok öfkelenmek” söz konusu olduğunda, en bilinen deyimlerden biri “küpüne sığmamak”tır. Bu deyim, kişinin öfkesini…
8 Yorumİki Kuzulu Koyun Nedir? Bulmaca Çözümünden Toplumsal Dönüşümlere Bir Tarihçinin Bakış Açısıyla Tarih, bazen incelikli bir bulmacadan farksızdır. Birçok halk arasındaki deyim, hikaye ya da terim, yıllar içerisinde şekil değiştirerek günümüze ulaşmıştır. Ancak, bu terimler ve deyimler bazen, kaybolmuş bir anlamı ya da unutturulmuş bir dönemi hatırlatabilir. Bugün karşımıza çıkan ve özellikle bulmacalarda yer alan “iki kuzulu koyun” ifadesi de bu tür bir terim. Hemen hemen herkesin bildiği ama derinlemesine düşünmediği, yaşadığımız toplumsal yapıya, değişen değer yargılarına dair pek çok şeyi simgeliyor olabilir. Bu yazı, “iki kuzulu koyun” teriminin sadece bir bulmaca sorusundan öte bir şeyler anlatmaya çalışacak; tarihsel bir…
6 YorumHızlının Eş Anlamlısı Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç ve Toplumsal Düzen Siyaset, her zaman gücün, kaynakların ve toplumsal ilişkilerin nasıl dağıldığı ile ilgilidir. İnsanlar arasındaki güç dinamikleri, her toplumun yapısını ve işleyişini belirler. Bu bağlamda, kelimeler yalnızca dilin ögeleri değil, aynı zamanda toplumsal ilişkileri ve ideolojileri de yansıtır. “Hızlı” gibi bir kelime, siyasal bağlamda sadece bir şeyin çabuk olması anlamına gelmez; aynı zamanda güç, iktidar ve toplumsal düzenle de ilişkilidir. Bugün, “hızlı” sözcüğünün 7 harfli eş anlamlısı üzerinden güç ilişkileri, iktidar yapıları ve toplumsal katılımı incelemeyi amaçlıyorum. Güç İlişkileri ve Hız: Toplumun Dinamikleri Üzerine Düşünceler Siyaset, her şeyden önce bir…
12 YorumYatay ve Dikey Hareketlilik Nedir? Tarihten Günümüze Küresel ve Yerel Perspektiflerle Toplumsal Değişimin İzleri Farklı açılardan düşünmeyi seven biri olarak hep şunu merak etmişimdir: Bir insanın hayatındaki değişimi kim belirler? Kader mi, toplum mu, yoksa bireyin kendi çabası mı? “Yatay ve dikey hareketlilik” kavramları, bu sorunun sosyolojik cevabını arayan en güçlü anahtarlar arasında. Çünkü toplum dediğimiz karmaşık ağda, herkesin konumu sabit değil; aksine sürekli bir devinim, bir yer değiştirme var. Gelin, bu hareketliliğin tarih içindeki serüvenine birlikte bakalım. Yatay ve Dikey Hareketlilik Nedir? Toplumsal hareketlilik, bireylerin ya da grupların toplum içindeki sosyal konumlarını değiştirmesi anlamına gelir. Yatay hareketlilik, bir kişinin…
6 YorumHer Zaman Neden Ayrı Yazılır? Güç, Dil ve İktidar Üzerine Siyasal Bir Okuma Bir siyaset bilimci olarak, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda iktidarın en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu düşünürüm. Sözcüklerin dizilişi, ayrılığı ya da birleşikliği bile, toplumsal düzenin nasıl inşa edildiğine dair ipuçları taşır. “Her zaman neden ayrı yazılır?” sorusu bu açıdan yalnızca dilbilgisel bir mesele değildir; bu soru, güç ilişkilerinin, kurumsal yapıların ve ideolojik söylemlerin toplumsal alanda nasıl işlediğini anlamak için bir metafora dönüşür. Dil ve İktidar: Ayrılığın Anlamı Dil, tıpkı siyaset gibi, görünenden çok daha fazlasını barındırır. “Her zaman” ifadesi, dilbilgisi açısından elbette ayrı yazılır;…
8 YorumOsmanlı’da Harem Ağasına Ne Denir? Tarihin Perde Arkasındaki Sessiz Güçler Tarih sahnesinde çoğu zaman padişahların, sadrazamların, sultanların hikâyeleri anlatılır. Ancak sarayın görünmeyen yüzünde, olayların akışını şekillendiren daha sessiz ama bir o kadar etkili figürler vardır. İşte onlardan biri de Osmanlı sarayının en merak uyandıran karakterlerinden biri: harem ağası. “Osmanlı’da harem ağasına ne denir?” sorusuna verilecek cevap yalnızca bir unvan değildir; bu, aynı zamanda sarayın kalbindeki güç dengesinin de anahtarını sunar. — Harem Ağası Kimdir? Sarayın En Güçlü Sessiz Figürü Osmanlı’da “harem ağası” denilince akla gelen ilk unvan “Kızlar Ağası” olurdu. Sarayda haremden sorumlu olan bu görevli, aslında padişahın en yakın…
12 Yorum