Method Mu? Hayat bazen karmaşık bir puzzle gibi gelir. Her şeyin bir düzeni vardır, ama bu düzeni çözmek için doğru yöntemi bulmak gerekir. İşte o noktada, method devreye girer. Ancak method yalnızca bir yöntemden ibaret değildir. Farklı bakış açıları, farklı disiplinler, farklı yaşam felsefeleri içinde method hep farklı şekillerde karşımıza çıkar. Yani, her şeyin bir method’u vardır, fakat hangi method’un daha doğru olduğunu anlamak, kişisel bir tercih meselesidir. Ve ben Konya’nın sakin sokaklarında yürürken, bu meseleyle ilgili kafamda sürekli bir tartışma yaparım. Çünkü içimde bir mühendis var, bir de insan. İçimdeki Mühendis: Analitik ve Bilimsel Bir Yaklaşım İçimdeki mühendis diyor…
Yorum BırakFark Yaratan Öneriler Yazılar
Seyran Ne Anlamdadır? Felsefi Bir İnceleme Bir Soru, Bir Hayat: Seyran ve İnsanlık Düşünceler, bazen küçük bir kelimenin etrafında şekillenir. “Seyran” kelimesi de bu tür bir kelimedir. Bazen dildeki anlamı ve çağrışımları, insan ruhunun derinliklerine dokunur. “Seyran” ne anlama gelir? Bir kelime, sadece dilbilgisel bir yapıdan mı ibarettir, yoksa daha derin bir varlık anlayışını mı taşır? Bu sorular, bireyin yalnızca dildeki anlamı değil, aynı zamanda hayatındaki varlık anlayışını da sorgulamasına neden olabilir. Felsefenin temel alanları olan etik, epistemoloji ve ontoloji, insanın varoluşunu, bilgiye ulaşımını ve doğru ile yanlış arasındaki ince sınırları anlamaya çalışırken bize önemli yollar sunar. Ancak, bu kelimenin…
Yorum BırakParmak Çatlağı Kendi Kendine Geçer Mi? Felsefi Bir Bakış Giriş: İnsan Vücudu ve Hayatın Geçiciliği Üzerine Bir Düşünce Bir sabah, iş yerinde veya evde basit bir hareket sırasında parmaklarınızı aniden hissizleştiren, acı veren bir çatlama gerçekleşti. Parmak çatlağı, genellikle basit bir yara olarak görülür; ancak bu durum, bazen çok daha derin bir anlam taşıyabilir. İnsan bedenindeki bu küçük hasar, hayatın kırılganlığına, zamanın geçiciliğine dair evrensel bir hatırlatıcı gibi duruyor. Aynı parmak çatlağının iyileşmesi üzerine düşündüğümüzde, doğrudan fiziksel iyileşme sürecinin ötesine geçip, onun felsefi boyutlarını sorgulamamız mümkündür. Parmak çatlağının iyileşip iyileşmeyeceği, sadece tıbbi bir soru olmanın ötesine geçip, varoluş, bilgi, etik…
Yorum BırakEleştirel ve Yaratıcı Düşünme: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyat, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü ifade biçimlerinden biridir. Kelimelerle dokunulan duygular, kurulan cümlelerle yaratılan dünyalar, bir zamanlar sadece hayal gücünde var olan duyguları somutlaştırabilir. Edebiyat, yalnızca bir anlatı veya bir hikaye değildir; o, bir düşünce biçimi, bir bakış açısı, bir sorgulama alanıdır. Kelimelerin gücü, yaratıcılığı tetikleyen, anlamı ve anlamın çok katmanlı yapısını keşfetmeye çağıran bir kaynaktır. İşte burada devreye giren eleştirel ve yaratıcı düşünme, edebiyatın en temel gücünü yansıtan ve okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkarmasına olanak tanıyan düşünsel bir süreçtir. Eleştirel ve Yaratıcı Düşünme: Edebiyatın Temel Direği Eleştirel düşünme, yalnızca…
Yorum Bırak“Download Ettim Ne Demek?” Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, birer aracıdır. Kimi zaman düşüncelerin sınırsız bir biçimde aktığı derin bir nehir, kimi zaman ise bir anı kaydetmenin, varlıklarımızı anlamlandırmanın ve geleceği inşa etmenin en güçlü aracı olur. Edebiyat, tam da bu noktada bir dönüştürücü güç olarak karşımıza çıkar; bir kelime, bir anlatı, bir metafor, hayatımıza yön verebilir. “Download ettim ne demek?” ifadesi, günlük yaşamda sıkça duyduğumuz ve belki de üzerinde derinlemesine düşündüğümüz bir soru olmayabilir. Ancak, bu basit soru, kelimelerin ve anlatıların gücüyle daha derin bir anlam kazanabilir. Bu yazıda, bu soruyu edebiyatın ışığında keşfe çıkacak, semboller ve anlatı teknikleri…
Yorum BırakAltın Madeni ve İnsan Psikolojisi: Bursa’daki Altın Madenini Anlamak Hayat, bazen insana gerçekten derin sorular sordurur. İnsan davranışlarını, çevremizdeki dünyayla olan etkileşimlerini, tercihlerini ve arzularını anlamaya çalışırken, altın gibi kadim bir hazineyi ve ona duyduğumuz ilgiyi de sorgulamak gerekir. Altının çekiciliği, tarih boyunca insanları büyülemiş, yüzyıllar boyunca ekonomilerin temeli olmuş ve insanları başka insanlarla rekabete, bazen de çıkar çatışmalarına itmiştir. Bursa’daki altın madeni hakkında konuşurken, sadece madenin yerini sormuyoruz; aynı zamanda altına, onun değerine, insanlara ve bu değerler etrafında şekillenen toplumsal yapıya dair derin bir inceleme yapıyoruz. Bir altın madeninin varlığı ve insanları nasıl etkilediği konusunda psikolojik bir mercekten bakıldığında,…
Yorum BırakTekila ve Güç İlişkileri: Toplumsal Düzenin Sınırlarında Toplumların yapısını inşa eden temel unsurlar arasında iktidar ilişkileri, kurumlar ve ideolojiler öne çıkar. Güç, sadece bireysel isteklerin bir araya geldiği bir noktada değil, aynı zamanda bireylerin, grupların ve kurumların sürekli mücadelesiyle şekillenen dinamik bir yapıdır. Bu bağlamda, bir toplumun düzeni, yalnızca hukuki metinlerden ve yönetim biçimlerinden değil, aynı zamanda bireylerin bu yapıları nasıl algıladıkları ve onlara nasıl katıldıklarıyla da şekillenir. Şayet bir toplumda iktidar sadece merkezî otorite ile değil, aynı zamanda toplumsal katılım ve meşruiyetle inşa ediliyorsa, bu durum toplumsal düzenin ve bireylerin üzerindeki etkiyi derinden etkiler. Bu yazıda, güç ilişkilerinin ve…
Yorum BırakYarma Düdüklü Tencerede Pişer mi? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir düdüklü tencere, günümüz mutfaklarında hızlıca yemek pişirme işleviyle tanınan, basit ama etkili bir cihazdır. Ancak, bu cihaz sadece yemek hazırlamaktan ibaret değildir; tıpkı toplumsal yapılar gibi, işleyişinde gizli bir hiyerarşi, güç dinamikleri ve zamanlama vardır. Peki, “yarma düdüklü tencerede kaç dakikada pişer?” sorusu basit bir yemek tarifinin ötesine geçebilir mi? Bu soru, toplumsal ve siyasal yapıları, iktidar ilişkilerini ve demokrasi anlayışımızı anlamamız için bir araç olabilir. Her şeyin hızlı bir şekilde piştiği, ancak zaman zaman denetimsizleşen sistemlerde “pişen” bir toplumsal düzenin yarattığı sonuçları değerlendirebiliriz. Bir düdüklü…
Yorum BırakGiriş: Müzik ve Siyaset Arasındaki Sınırlar Müzik, sesin ritmik bir şekilde organize edilmesiyle ortaya çıkan bir sanat dalı olmakla birlikte, derin toplumsal ve siyasal yansımaları olan bir olgudur. Ancak, müzikle siyaset arasındaki ilişkiyi düşündüğümüzde, bu iki alanın aslında ne kadar iç içe geçtiğini fark etmek zor olmaz. Müzik, toplumsal düzenin, gücün, ideolojilerin ve kurumların bir yansıması olabilirken, aynı zamanda bu unsurları dönüştüren bir araç da olabilir. Öyleyse, müzik yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda iktidar ilişkilerinin, yurttaşlık kavramlarının ve demokratik katılımın bir mikrokozmosudur. Siyasal düzenin ve toplumun, müzikle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu anlamak, bizlere güç ilişkilerinin ve toplumsal yapının…
Yorum BırakHaritada Alan Nasıl Hesaplanır? Bir zamanlar, çocukken harita çizmek en sevdiğimiz oyunlardan biriydi. Öyle ki, eski bir masa örtüsüne veya büyükçe bir kağıda, hiç olmayan yollar, dağlar, göller çizer, bunların üzerine “burada bir köy var, buradan dağlar başlıyor” gibi hikayeler uydururduk. Çocukken, haritalar bize uzak yerleri keşfetmek gibi büyülü bir şey gibi gelirdi. Ama büyüdükçe fark ettim ki, haritalar sadece uzak yerleri göstermekle kalmaz; aynı zamanda çok daha derin ve teknik bir bilgi sunar. Mesela, haritada alan nasıl hesaplanır? Bu soru, başlangıçta eğlenceli bir çocukluk oyunundan çok, gerçek ve ciddi bir meseleye dönüşebilir. Hadi gelin, haritada alan hesaplamayı ve bunun…
Yorum Bırak